İşi Uzmanına Bırakmak Lazım

Evet bir süre sonra yine yeni bir yazı ile karşınızdayım. Yazı yazmama vesile olan ise göz bebeğimiz Hamza Şamlıoğlu'nun başlattığı "İşi Uzmanına Bırakmak Lazım" mimini bana paslayan sevgili Erdal Erdoğdu. Belirtmeden geçemeyeceğim, uzun zaman oldu Erdal ile yüz yüze görüşmeyeli ama gönüller bir olunca göz görmese de kalplerdeki yer baki oluyor. Tabi bu durum aklıma hemen aşağıdaki Yavuz Sultan Selim ile Hasan Can arasındaki bu anekdot geldi, keyifle dinleyiniz.

Düşünceler 20.09.17 Yorum Yok 101 Okunma

Ar-Ge ve İnovasyon Zirvesi

Mimar ve Mühendisler Grubu (MMG) tarafından ilki geçen yıl düzenlenen Ar-Ge ve İnovasyon Zirvesi ve Sergisi, 6-7 Eylül 2017 tarihlerinde ikinci kez Türkiye’nin geleceğine ışık tutacak.

Etkinlikler 23.08.17 Yorum Yok 32 Okunma

Uğur Derin Dondurucu

Derin dondurucuların faydalarını anlatarak zamanınızı almayacağım, uzun süreli gıda depolama için başka bir seçeneğin olmadığını zaten biliyorsunuzdur. Henüz bilmiyorsanız da, bu yılki Kurban Bayramı’nda öğreneceksiniz zira etleriniz buzdolabı içerisinde en fazla bir hafta dayanacak! Yani ister et, isterse de diğer gıdalar için uzun süreli depolama yapmak istiyorsanız, bir derin dondurucu kullanmanız gerekiyor. Bu bakımdan iki seçeneğiniz var: yatay ve dikey derin dondurucu modelleri. Yatay olanlar bir sandığı andırıyor ve kapakları üst kısımda yer alıyor. Dikey olanlar ise aynı bir buzdolabı gibi: Kapakları ön kısımlarında bulunuyor ve (isminden de tahmin edebileceğiniz gibi) dik şekilde kullanılıyorlar. Ben, tercihimi dikey derin dondurucu modellerinden, hatta daha net söyleyecek olursak, UED 5170 DTK A++ modelinden yana kullandım.

Bumads 23.08.17 Yorum Yok 8 Okunma

Göbeğini Kaşıyan Adam

Göbeğini kaşıyan adam deyince ilk akla gelen taa yıllar önce yazılmış olan siyasi bir köşe yazısı başlığı gelebilir aklınıza. Bu başlığın o başlıkla yazılışı aynı manası farklı, sesteş bir nevi.

Hayatımdan 09.08.17 Yorum Yok 9 Okunma


Aslında bu öğrenciler aptal değiller öğrenememe nedenleri eğitim sistemi. Sistem, daima  öğrencilerin yönlendirilecekleri ve kontrol altında tutulacakları arzusu ile gençleri köreltiyor. Yoksa kanlı canlı gençlere dili nasıl öğretmiyor bu sistem serzenişi nasıl açıklanır? Tipik bir emir-komuta düzeninde dil öğrenilmiyor, bir seviyenin üzerine çıkamıyor maalesef ve bunun tek sorumlusu sistem de değil. Bundan yaklaşık kısa bir süre önce Türkiye'ye gelen İsveçli bir arkadaşım önemli bir analizini paylaştı benimle. Türkiye’deki gençlerin dil öğrenmeyi bir hedef olarak görmediğini hatta hatta dil bilmemeyi bir sorun bile olarak etmediğini söyledi. O akşam yattığımda önemli bir yer etti söyledikleri! Sistem muhakkak dil öğrenimine hazırlamada çok kritik bir rol oynuyor. Devlet okullarındaki kaynakların ve öğretim tarzının ne kadar vahim bir seviyede olduğunu etrafınızı biraz dikkatle inceleseniz anlarsınız.

Hayatımdan 24.07.17 2 Yorum 45 Okunma