Türkiye’de futbol deyince hemen herkesin müthiş öngörüleri, bildiği özel bağlantılar, inandığı farklı taktikler, bloklar arası mesafe, sırtı dönük oynayabilen forvet vs vs dökülür masaya. Gerçekten o kadar basit olsaydı futbol seviyemiz bu kadar düşük olmazdı. Burada uzun uzadiya bunu irdelemek benim işim değil.

Ben Şu an içinde takipci olarak yer aldığım futbol endüstrisinin içindeki beğendiğim, izlemekten keyif aldığım yazılarını okurken bana birşeyler kattığını düşündüğüm 3 Türk futbol yorumcusunu sizinle paylaşmak istiyorum.

1-) Futbola bakış açısı beni en fazla etkileyen yorumcu. Formaların rengine bakmadan yorumladığını düşündüğüm bir grubun içerisindeki futbola hep farklı bir noktadan bakan ve bizim alıştığımız anlık heyecanları değil büyük resimdeki sürdürülebilir başarı odaklı yorumları ile genç nesile bir bakış açısı kazandirabilen Mehmet Demirkol. Genel kültürü ile futbol kültürü çok iyi harmanladigini düşünüyorum. Televizyonda izlemeyi en sevdiğim yorumcu.

2-) Futbolu sadece kale direklerinin içinden geçen top unsurundan farklı olarak çok boyutlu olarak değerlendirmeyi seven bir futbolsever olarak ilk üçümde yerini alan bur diğer yorumcu Uğur Meleke. Üst düzey ligleri takibi takımlar ve oyuncular hakkındaki üst düzey bilgisi ve futbol bilgisiyle bunu bir potada eritip müthiş katma değerli işler yapması çok doyurucu. Özellikle okumayı en sevdiğim yorumcu.

3-) Anlatmak istediğini detaylarla süsleyen, bur bilgiyi verirken yanına anektodlari eklemeyi ihmal etmeyen, olayları koşa vadeli değil orta ve uzun vadeli yorumlayan Mehmet Ayan. Uslubundaki keskinlik hatta biraz sivrilik sebebiyle olaylara farklı açıdan bakmamı sağladığı için takip etmeyi sevdiğim özellikle radyoda dinlemeyi en çok sevdiğim spor yorumcusu.

Hayatımdan 09.07.17 Yorum Yok 36 Okunma